Ölümden Sonra Yaşam
- Hazar Çoşkun

- 16 Ağu 2021
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 25 Ağu 2021
Ölüm yaşamına devam eden insanlar için önemli kırılmalara, değişikliklere yol açar. İnsanlık var olduğu zamandan beri yaşadığı kayıplarda bu kırılmaları onarmak için aynı süreç içerisine girer.

Bir yakının ölümüyle birlikte insan, gerek bilişsel gerek kişisel gerek sosyal gerekse yaşamsal roller bakımından kırılmalar, değişiklikler yaşar. Ölüm bahsettiğimiz bu hususlarda birçok değişikliğe yol açar. Bu kırılmaları, değişiklikleri sağlıklı şekilde onarabilen insanlar yas sürecini daha sağlıklı tamamlayabilirler ancak bazı insanlar yas sürecini içinde bulunduğu yasın boyutu, kendi kişisel özellikleri, ölümün beklenmedik olması ya da kişinin, hayatında çok önemli rolü olan birisinin ölmesi gibi etkenlerin de etkisiyle yas sürecini yardım almadan tamamlamakta zorlanabilir.
İnsanlık var olduğundan bu yana türlü türlü kayıplar yaşamaktadır. İnsanlar en basit bir eşyanın kaybından hayat üzerindeki en ciddi konulardan biri olan en geri dönülemez ve önemli kayıp olan ölüme kadar bütün kayıplarda benzer aşamalardan geçer. Bu aşamalar kaybın boyutuna, kişiye ve duruma göre farklılık gösterebilir. Bu aşamalar doğrusal bir sırayla yol almasa da genellikle şu şekilde ilerler.
1- Şok/İnkarİnsan ölüm haberini aldığında şoka girebilmekte, donuk hareketler sergileyebilmekte, otonom, tekrarlayan hareketlerde bulunabilmektedir. Örneğin bu evrede dalgınlık, kişinin ölümün gerçekliğinden uzaklaştıracak işlere yoğun şekilde odaklanması gibi davranışlar yas sürecinde olan kişide görülebilmektedir.
İnkar ise kişinin yakınının ölümünü reddetmesi ile ortaya çıkar. Kişi bu ölüme inanamaz, özellikle yaşanılan vefat ani veya önemli role sahip birinin vefatıysa kişi bu durumun yarattığı yoğun duygusal yükle bu durum ile bu durumu inkar ederek başa çıkar. Kişi bu durumda ; ''Hayır o ölmedi.'', ''Geri gelecek.'', ''Arayacak.'', ''Doktorlar yanlış anlamışlardır, o değildir, bir benzerlik olmuştur.'' gibi inkar cümleleriyle kaybın yarattığı aşırı duygu durumu ile baş etmeye çalışır.
2- ÖfkeKişinin yaşadığı yitim ve boşluk hissinin ve doğal olarak yaşanılan üzüntünün yanında kişi bu süreçte doğal olarak bir öfke de yaşar hatta kimi zaman bu öfke kişinin günlük yaşamına etki eder ve ikili ilişkilerinde de olumsuz etki yaratabilir.
3-PazarlıkPazarlık aşamasında kişinin inkarı öyle kuvvetlidir ki bir nevi içsel olarak ölen kişiyi geri getirme pazarlığına girer. Örneğin kişi bu süreçte, ''Annem geri gelirse cami yaptıracağım.'', ''İsyan edip ağlamazsam, annem geri gelecek.'' gibi düşünceler ile içsel bir pazarlığa girebilir. Kişi her zaman öleni kişiyi geri getirmeye yönelik pazarlıklar yapmaz kimi zaman da kişi kalanlara bir şey olmaması için içsel bir pazarlığa girer. Örneğin ''En azından kalanlara bir şey olmasın'' düşüncesiyle sadaka vermek de bu tür pazarlığa örnektir.
4-DepresyonKişi artık yavaş yavaş yapabileceği bir şey olmadığını kabullenir ve bu çaresizlik kişide depresyon ve çöküntüye sebep olabilir.
5- Kabullenme Kişi duygularını sağlıklı şekilde bastırmadan yaşadığında zamanla vefatı kabullenecek ve bu durumu hayatına adapte ederek yaşamayı öğrenecektir. Kişinin vefatı kabullenmeye başlamış olması şu örneklerle anlaşılabilir.
-Kişi ölen kişi hakkında konuşuyorken geçmiş zaman kullanıyorsa,
-Ölen kişi olmadan da hayattan zevk alabiliyorsa,
-Hayatı değiştirmeye yönelik pozitif yönde olumlu adımlar atabiliyorsa,
-Kişi ölen kişi hakkında ''öldü'' kelimesini kullanabiliyorsa,
-Kişi kabir ziyaretlerinde bulunuyorsa artık ölümü kabullenmeye başladığı düşünülebilir.
.png)












Yorumlar